İrtibatı Koparmayalım!
zimmetine geçirmek deyimi
(1) Kendine mal etmek. (2) Bir hesabı birinin borcuna eklemek.?Devletin onca malını zimmetine geçirmiş.?
- ne çare
- mürüvvetini görmek
- çarpık ayak
- ardı sıra
- ekmeğiyle oynamak
- yan bakmak
- ziyanı yok
- el bağlamak
- beyni karıncalanmak
- akşam etmek
- yuvarlanıp gitmek
- ateş vermek
- gafil avlanmak (biri)
- ağzını poyraza açmak
- bir dirhem
- keyif çatmak
- eline doğmak
- ağzını mühürlemek
- fıkır fıkır kaynamak
- arkasını bırakmak
- farkında olmamak
- çarpık çurpuk
- karşı çıkmak
- el çekmek
- başına bitmek
- dalga geçmek
- afi yapmak
- açmaz vermek
- beşik kertiği
- alçacık dağları ben yarattım demek
- ayağının altını öpeyim
- halka verir talkını kendi yutar salkımı
- evi sırtında
Son Sorgulanan Deyimler
Deyim
Anlamı
(1) Kendine mal etmek. (2) Bir hesabı birinin borcuna eklemek.?Devletin onca malını zimmetine geçirmiş.?
argo (1) ortadaki, eldeki işle ilgilenmeyip başka şey düşünmek, zamanı boşu boşuna harcamak. (2) karşısındakini anlamaz yerine koyarak aldatırcasına konuşmak, alay etmek, eğlenmek. (3) geçici sevgi ilişkisi kurmak, gönül eğlendirmek, örnek: Amacım evlenmek değil dalga geçmekti.
(1) İstemediği kişilerin bir yerdeki görevlerine son vermek. (2) Kırıp geçirmek, topluca öldürmek, kıyıma uğratmak.?Genel müdür olunca, ilk işi yardımcılarına tırpan atmak oldu.?
inanılmayacak ölçülerde olmak, akim almayacağı kadar aşırı olmak. örnek: Savaşta akla sığmaz işler olabilir.
değerli değersiz, iyi kötü birbirine karışmak, çok karışık bir durum ortaya çıkmak.
Bilip bilmeden konuşanlar, yüksekten atanlar, düşüncesinde aldananlar için küçümseme sözü olarak kullanılır.
(1) Yersiz yurtsuz kalmak, barınacak yer bulamamak. (2) İki şey arasında kalmak. (3) (Bir şeyi) kimse üzerine almamak.?Belediye evlerini yıkınca çoluk çocuk öylece ortada kaldılar.?
(1) Kendinden üstün bir güç karşısında yenilgiyi kabul etmek, mücadeleden vazgeçmek. (2) Kendini teslim etmek, birtakım ellere bırakmak.?Teslim olursan kılına dokunulmayacaktır!?
(1) çözümsüz kalarak yetersizliğini anlayıp direnmeyi bırakmak, acmdırıcı bir tavır içine girmek, örnek: Önümde boyun bükünce, acıdım. (2) (bir şey, birini) çaresiz bırakmak, güçsüzleştirmek. örnek: Babasının ölümü onun boynunu büktü. (3) bir durumu, bir işi ister istemez kabul etmek. örnek: Bize karşı boyun bükmek zorundadır. (4) (bitki) susuzluk, besinsizlik, hastalık gibi nedenlerle canlılığını, dikliğini yitirmek, örnek: Bir gün içinde çiçeğim boyun bükmüştü.
Yayın Ağımız
Bu listede yer alan sitelerimiz günlük hayatınızda gerek eğitim, gerek iş, gerek eğlence ve gerekse alışveriş konusunda yardımcı olmak için uzman ekipler tarafından hazırlanmaktadır.Eğitim Sitelerimiz
Eğlence Sitelerimiz
Rehber Sitelerimiz
Diğer Sitelerimiz
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 - 2025
Sitemizin SEO çalışması Seo Uzmanı Zeze tarafından yapılmıştır.anlaminedir.com bir nerededir.com sitesidir.